Mektup

Güzel bir sabah bu sabah, elimde çocukluk aşkım, ilk sevgilim ve son dostum olan o güzel kadının adresi; içimde yıllar sonrasında tekrar birbirimizi bulmuş olmamızın heyecanı var. Adı Zehra. Çocukken beline kadar sapsarı saçları, kaya gibi bakışları vardı. Halen de aynı, hiç değişmedi.

‘Çay demlenmiş!’ gülümsedim. Evde tek başına yaşamanın en güzel tarafı bu: konuşma özgürlüğü. Simitler evvelki günden, peynirim biraz kuru ama salçam annemlerin evinden aldığım bu senenin tazesi, dedemlerin babasının yaşadığı köyden geliyor. Kaşığı burnuma yaklaştırıyor, koklarken dayanamayıp dilimle uçundaki kurumuş bol tuzlu salçayı iştahla yalıyorum. Çay içiyorum, şıkır şıkır kaşık sesi bile hoşuma gidiyor, ne güzel bir sabah.

Avluya bakan pencerenin önüne koyduğum masama oturup sevgilime ilk mektubumu yazmaya niyetlendim gözümü açar açamaz bugün. Sert pamuk yastığım bile canımı sıkmadı, ensemi bir sıvazladım geçti. O kadar sevinçliydim ki yastığı atmamaya tekrar karar verdim. Devamı